Aklımdan Çıktı

aklımdan-çıktı

Aklımdan Çıktı

Gördüğümüz rüyaları neden hatırlamayız sorusuna günümüzden yaklaşık yüz yıl önce yaşayan İngiliz psikiyatr Havelock Ellis şöyle yanıt vermiştir: uyuduğumuzda eski, karanlık bir eve gireriz. Odaların içinde kayboluruz, merdivenlerden yukarı çakarız, sahanlıkta tereddüt ederiz. Sabaha karşı ayrılırız evden. Kapının eşiğinde son kez geriye dönüp çabucak bakarız ve geceyi geçirdiğimiz ve artık günün doğmaya başladığı o odalarda zayıf bir ışık yakalarız. Sonra kapı kapanır ve birkaç saat sonra rüyayla ilgili son bölük pörçük anılarda silinip gider.

   Bizim de rüyalarımızı hatırlamaya çalışırken hissettiklerimiz bunlar. Gördüğümüz rüyayla ilgili ufak anılar hatırlarız ama rüyanın tamamını hatırlamayız. Çoğu zaman bu ufak anıları dahi hatırlamayız. Uyandığımızda rüya gördüğümüzü hissederiz fakat gördüğümüz rüyayı hatırlamaya çalışırken aklımızda kalan ufak anıları da çoğu zaman unuturuz.

   Babil Kralı Nebukadnezar iktidar olduğu yıllarda bir gece kâbus görmüştür. Gördüğü bu kabustan çok etkilenmiştir. Gördüğü kabustan o kadar etkilenmiştir ki tekrardan uykuya dalamaz olmuştur. Nebukadnezar gördüğü rüyayı yorumlatabilirse rahatlayacağını ve tekrardan rahatlayacağını düşünmüştür. Bundan dolayı da ertesi gün ülkesindeki tüm falcıların, kahinlerin ve büyücülerin sarayına getirilmesini istemiştir. Falcılar, kahinler ve büyücüler kraldan gördüğü rüyayı anlatmasını istemişlerdir. Gördüğü rüyayı anlattığı takdirde rüyayı yorumlayabileceklerini söylemişlerdir. Fakat Babil Kralı bu isteği reddetmiştir. Falcıların rüyayı kendilerinin bulmasını ve böyle yorumlamasını istemişlerdir. Nebukadnezar ancak böyle olursa yapılan yorumu kabul edeceğini söylemiştir. Falcıların önünde iki seçenek vardır: birincisi ya rüyayı yorumlayacaklar ve kral tarafından hediye alacaklardır. İkinci seçenek ise rüyayı yorumlamayacaklar ve kral tarafından öldürüleceklerdir. Falcılar, krala kimsenin başka birinin gördüğü rüyayı bilemeyeceğini söylemişlerdir. Fakat kral kandırıldığını düşünür ve ülkedeki tüm kâhin, büyücü ve falcıların yakalanmasını ve öldürülmesini ister. Kralın emriyle ülkedeki kahinler yakalanırken askerler Danyal’ın kapısına dayanmıştır. Ama neyse ki Tanrı Danyal’ a yardım etmiştir. Kral’ın gördüğü rüya vahiy olarak inmiştir. Böylece Danyal krala rüyayı doğru bir şekilde anlatmış ve yorumlamıştır. Bu durumdan çok memnun kalan Babil Kralı Nebukadnezar, Danyal’ı baş kâhin ilan etmiştir.

Hikâye modern İncil çevirisinde bu şekilde yer almaktadır. Fakat bu çeviri de çok önemli iki kısım eksiktir. Babil kralı falcılara önce gördüğü rüyayı hatırlamadığını söylemiştir. Falcılar bir kişinin rüyasını başka bir kişinin bilemeyeceğini söyleyip, kraldan rüyasını anlatmasını ısrar etmeye devam ettiklerinde ise kral şöyle demiştir. Aslında siz benim aklımdan çıktığını anladığınız için zaman kazanmaya çalışıyorsunuz. Nebukadnezar gördüğü rüyayı unutmuştur. Falcılar rüyayı anlatmasını istemesi rüyayı tekrar hatırlamak istemesidir. Çünkü gördüğü rüya ne kadar korkunç da olsa unutmuştur. 

   Nebukadnezar’ın ve bizlerin gördüğü rüyaları neden unuttuğunun tam bir açıklaması yoktur. Yazının başında belirttiğimiz o karanlık ve eski evin odalarında dolaşırken hiçbir şey elde etmediğimizi söyleyebiliriz. Bunun nedeni rüyaların yapısından da kaynaklanmaktadır. Belleğimiz günlük hayatta dahi anlamlı bir olay bütününü daha kolay kaydederken bu olaydaki detayları ayrı ayrı kaydetmekte zorluk yaşamaktadır. Gördüğümüz rüyalarda ise anlamlı bir olay bütünlüğü yoktur. Oysa gördüğümüz rüyaların çoğu birbiriyle alakasız ve sıralı ilerlemeyen görüntülerden oluşmaktadır. Belleğimizde uyku sırasında uyanık halimizdeki gibi iyi çalışmaz. Buna örnek olarak gece kısa bir süreliğine uyanıp biriyle bir şeyler konuştuktan sonra uyuyup sabah kalktığında bu konuşmayı hatırlamayan birini verebiliriz. Bundan dolayı gördüğümüz rüyaları kaydetmede sorunlar yaşarız. Rüyalarımızın tamamını hatırlayamayışımızdaki bir diğer nokta ise, imgesel ve sözel unsurlar arasındaki kopukluktan kaynaklanmaktadır. Bu iki unsura arasında mantıklı bir ilişki kuramamamız da gördüğümüz rüyayı hatırlamamamıza neden olmaktadır. Rüyaları hatırlamayışımızdaki önemli bir diğer nokta ise rüyaların saniyeler içinde kaydedilmesinden kaynaklanır. Uyandığımızda rüyamızı anlatmaya başlayınca diğer detayları unutmamız bundan kaynaklanır. Ayrıca gece rüya gördüğümüzü hissettiğimiz fakat rüyayı hatırlamadığımız durumlarda ise bunun nedeni uyandıktan sonra farklı bir şey yapmamızdan kaynaklanır. Rüyaların belleğe kaydedilme süresinin çok az olmasından dolayı başka bir şeyle uğraştığımızda gördüğümüz rüyayı unuturuz.

2 thoughts on “Aklımdan Çıktı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir