Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi
Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi

Amerikalı yazar F. Scott Fitzgerald, Mark Twain’in: “Seksen yaşında doğup yavaş yavaş 18’imize doğru ilerlesek hayat sonsuz mutluluk olurdu” sözünden ilham alarak Benjamin Button hikayesini kaleme aldı. Filmin konusu 1918 yılında 1. Dünya Savaşı’nın bitmesi kutlanırken Benjamin adında bir bebek doğar. Bu bebek 80’li yaşlarda bir adamın görünüşüyle doğar. Hayatını ileriye doğru değil de, geriye doğru yaşar. Oğlunu 1. Dünya Savaşında kaybeden bir saatçi zamanı geri döndürmek amacıyla New Orleans’da tren istasyonuna asılması için ters giden bir saat yapar. Bu olay savaşın son günü dünyaya gelen Benjamin Button’ın hayatıyla olan paralelliği taşır. Benjamin Button ve büyük aşkı Daisy’nin ters yaşlanma karşısındaki çabaları çifti büyük zorluğa sürükler. Bu hastalığın tıp dilindeki ismi ‘Hutchinson-Gilford Progeria Sendromu’ olarak bilinen, genç hastaları yaşından daha olgun gösteren ve çok seyrek rastlanan ‘progeria’ hastalığıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir