BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

 BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

 BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU

  Borderline Kişilik Bozukluğu veya BKB semptomlar ilk olarak radarda 1930’ların sonlarında gerçek bir bozukluk olarak ortaya çıktı. İlk başta, doktorlar semptomları şizofreni, şizofrenik olmayan psikozlar ve nevroz bozuklukları ile sınırlanan veya örtüşen olarak gördüler. Bu nedenle, uzun süre BKB, hastanın başka nereye uyabileceği belirsiz göründüğünde bir kaçak tanı haline geldi. Bu battaniye etkisinden ve bozukluğun içinde yüzen çok sayıda rahatsızlıktan dolayı, doktorlar sadece BKB hastalarını teşhis etmekte tereddüt etmekle kalmadı, aynı zamanda hasta etkili bir tedavi için umutları azdı, bazen farmasötik tedavi bile mümkün değildi.


 1930’ların sonlarından 1970’lerin ortalarına kadar olan bozukluk ve kriterleri “sınır çizgisi  grubunda” birkaç psikoz ve nevrozdan oluşan karışıklıktan sağlam, iyi araştırılmış bir klinik tanıya dönüştü. Son olarak, 1980’de DSM-III’e Borderline Kişilik Bozukluğu eklendi ve resmi bir psikiyatrik tanı oldu.
 
   Bordeline kişilik bozukluğunda artışlar olduğunu gösterilmektedir. Borderline kişilik bozukluğunda B kümesinin, en dramatik, en coşkusal, en dürtüsel kişilik bozukluğu türüdür.
Bordeline kişiler, inatçi bir kişilik değişken tutarsız bir kişilik görülür. İlişkilerinde tutarsızlık vardır.
 


   Borderline kişilik bozukluğun en temel sebeplerinden biri çocuğun kendi benliği ile alakalı bir bölünmüşlüğün, parçalanmışlığın olmuş olması olarak değerlendiriliyor.
Borderline kişilik bozukluğun en önemli etkenlerin 5 alanda bozukluktur. Birincisi duygusal alanda bozukluktur. Duygusal alanda bu kişiler bir anda bağırabilir, öfkelenebilir. Bir anda insani yükseltip, bir anda alçaltabilirler. Onlar için hayat ya siyah ya beyazdır. Aşırı kaygılı olurlar, ani ve dürtüsel yapılmış olan çoğu şeyi yapıp, daha sonra aşırı pişmanlık hissedebilir. Genelde bu kişilerin  muhteşem hedefleri vardır. Her şeyi yüceltmeye fazla bayılırlar. Genelde; övmeyi, övülmeyi çok severler.

 Duygusal alanın dışında, en büyük problem davranışsal bozukluklardır. Yeme bozuklukları, alkol ve uyuşturucu problemleri, bir yandan kendine zarar verici davranışlar, kesme, biçme, kendi bedenin sigara söndürme, jilet atma çok sayıda davranışlar sergiler. Bu davranışlardan genelde zevk alırlar. Bir yandan bir problem kişilerarası ilişkileri, önüne gelen,tanımadığı insanlardan sırf sevgi görmek için bir gecelik ilişkilerde yaşayabilirler. Bir taraftan intihar düşünceleri vardır, ve insanlara göz dağı vermek için, bunun sonucunda pişmanlık olsa da iş işten geçmiştir. Üçüncü olarak, düşünce
boyutuna baktığımız zaman, kıskançlık yani paranoid tarzı kaygı düşünme, aşırı kaygılı ve en fazla terkedilme ve reddedilme korkusu yaşarlar. Bunları yaşadıkları zaman dünyayı yok sayarlar.

   Karşı tarafa ciddi öfkelenmeler başlar. Hem kendini, hem de karşısındaki cezalandırır. Kendini jiletleyerek kendini bir nevi cezalandırır. Ya da karşı tara hayatındaki en büyük eziyeti çektirebilir. Bunun dışında kendilik imajı ile ilgili bozukluklar. Vücütlarında Sivilce çıktığında onla çok uğraşır, zayıflarlar, yeme bozuklukları beraberinde olur. Güvensizlik çok vardır. Bağımlılık ilişkiler, ilişkiler de aşırı bağımlıdır. Kişilerarası ilişkileri bir anda değişebiliyor. Hayatında en güzel insan bir anda hayatında en kötü insan olabiliyor. Bunları bir taraf yapabilen borderline kişilik bozukluğudunda bu lişkiler bozucudur. Hayatlarında süreklilik yoktur, özeliikle nesne sürekliliği yoktur. İş problemleri, aile problemleri, devamlı evlenip boşanabilen bir kişiik bozukluğudur.

     İniş çıkışlı bir hayatları vardır. 2-4 yaşlarına bakıldığı zaman ailelerinde, anne-baba ilişkilerinde bozukluk vardır. Babanın terkedip gitmesi, çocuğun o kendi egosundaki birleşme bir türlü olmuyor, bir şeyler ayrık kalıyor, ve içsel öfkesi ve sürekli olarak kalıyor. Hepsine bakıldığı zaman çok ciddi bir problem olduğu görülüyor. Bu çocukların küçüklüklerinde cinsel taciz, anne babanın ayrılması, başka kişilerin büyütmesi, en fazla görülen dikkat eksikliği olan çocuklarda, gerçekten doğru tedavi olmaması doğrultusunda kendi yapılarında kişilik oryantasyonlarında bozukluk çıkabiliyor. Reddilme davranışı geçmiş yaşamda arkadaşlarının gruptan, atması, dışlanması, dayak atılması travmalarla karşılaması bu şemalarla karşılaşmasına sebep oluyor.
    Beyin anormallikleri. Bazı araştırmalar, beynin duygu düzenlemesi, dürtüsellik ve saldırganlıkla ilgili bazı alanlarında değişiklikler olduğunu göstermiştir. Ek olarak, serotonin gibi ruh halini düzenlemeye yardımcı olan bazı beyin kimyasalları düzgün çalışmayabilir.

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU TEDAVİ

BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU TEDAVİ

      Diyalektik davranış terapisi (DBT), farkındalık kavramına veya mevcut duygulara dikkat etmeye odaklanır. DBT, yoğun duyguları kontrol etme, kendini yıkıcı davranışı azaltma, sıkıntıyı yönetme ve ilişkileri geliştirme becerileri öğretir. Davranışları kabul etme ve değiştirme arasında bir denge arar. Bu proaktif, problem çözme yaklaşımı özel olarak BKB tedavisi için tasarlanmıştır

     Zihinselleştirme tabanlı terapi (MBT), insanların başkalarının ne düşündüğünü ve hissettiğini tanımlamasına ve anlamasına yardımcı olan bir konuşma şeklinde olan bir terapidir.

    Aktarım odaklı terapi (TFP), hastaların hasta ve terapist arasındaki ilişki yoluyla duygularını ve kişiler arası sorunlarını anlamalarına yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Hastalar daha
eden diğer durumların tedavisine yardımcı olabilir. Genellikle hastalar birkaç ilaçla tedavi edilir,ancak bu yaklaşımın gerekli veya etkili olduğuna dair çok az kanıt vardır. BKB’li insanlar, her ilaçtan ne beklemeleri ve yan etkileri hakkında reçete yazan doktorlarıyla konuşmaya teşvik edilir.
 


   Öz Bakım faaliyetleri şunları içerir: Düzenli egzersiz, iyi uyku alışkanlıkları, besleyici bir diyet, reçeteli ilaçları alma ve sağlıklı stres yönetimi. İyi kişisel bakım, duygudurum değişiklikleri, dürtüsel davranış ve sinirlilik gibi yaygın BKB semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilir.
 
  Başka bir tedavi seçeneği, kısmi hastaneye yatış veya günlük tedavidir. Bunlar geleneksel ayaktan psikoterapiden daha yoğun olan ancak bir gecede kalmanızı gerektirmeyen programlardır.

AYRICA GÖZ AT

DOKTOR OLMAYAN KOLUM AĞRIYOR

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir