Boşluk Hissi

İnsanın kendisiyle baş başa kalmasıyla birtakım problemler meydana gelebilir. Kendimize zaman ayırmak en temel ihtiyaçlarımızdan biri olsa bile bu durumu yönetebilmek ne yazık ki çok kolay olmayabiliyor. Kendinden uzaklaşmak ve kendine yakınlaşmak arasında kırılgan bir çizgi vardır. İnsan kendisiyle yüzleşmeye her an cesaret edemeyebilir. Bununla birlikte insanın kendini meşgul edebileceği bir şeyler araması zaman zaman bir kaçış yöntemi olabiliyor. Bu kaçışın sebebi bir çoğumuzun tecrübe ettiği hatta belki de nefret ettiği boşluk hissidir. Siz de zaman zaman kendinizi bir boşlukta hissedip kaçmak için yollar arıyor musunuz? O halde okumaya devam edin.

Boşluk hissi çocukluk döneminde ihmal edilme sonucu ortaya çıkabileceği gibi son dönemlerde olumlu ya da olumsuz yüksek bir duyguya maruz kalmaktan da doğabilir. Bunun sonucunda insan diğer duyguları hissedemez hale gelir. Bazılarımız bu hissi çok seyrek yaşarken bazılarımız çok daha yoğun yaşarlar ki bu da yaşantılarımıza göre değişir. 

Boşluk hissini tanımak gerekirse şu örnekle ilerleyebiliriz: Kendinizi küçük bir sorgu odasında düşünün. Bir masa, bir sandalye ve bir lamba ile dört duvar arasında kendinizle baş başasınız. Orda durmak istemiyor ve ayağa kalkıp oradan çıkmanın yollarını arıyorsunuz. Sizi kurtarmaları için bağırıp odadaki kilitli kapıyı açmaya çalışıyorsunuz. Tüm çabalarınız sonucunda çaresizce sandalyeye oturup ellerinizi başınıza kenetlediniz. İşte tam da şu anda boşluk hissine teslim oldunuz. Düşünceler zihninizde bir fırtına gibi kopuyor, neye uğradığınızı ve neden böyle hissettiğinizi bilmiyorsunuz. Bildiğiniz tek şey bu durumla mücadele etmek zorunda kaldığınızdır.

Boşluk hissi ile mücadele etmek için gerçekten cesarete ihtiyacımız vardır. Bu histen kaçmak için günlük hayatımızda belki de farkında olmadan yaptığımız birçok alışkanlık olabilir ki bu da kişiden kişiye farklılık gösterir. Alkol, sigara kullanımı gibi kötü alışkanlara sığınmak, abur cubur tüketmek, aşırı alışveriş yapmak, ara vermeksizin film izlemek, yüksek sesle müzik dinlemek, aşırı yemek tüketmek hatta yalnız kalmamak adına sürekli birileriyle iletişim kurmaya çalışmak ve dahası bu alışkanlıklar arasında yer alabiliyor. 

Can sıkıntımızı gidermek için edindiğimiz bu alışkanlıklar aslında boşluğun altında yatan nedenleri görmezden gelip sorunların büyümesine yol açar. Doğal olarak kendimizden uzaklaştıkça çözümden de uzaklaşmış oluyoruz. Yeni bir işe girdiğimizde ya da yeni arkadaşlıklar edindiğimizde boşluk hissinden geçici olarak kurtulmamız mümkündür ancak işler tersine döndüğünde, örneğin işten ayrıldığınızda ya da ilişkileriniz sona erdiğinde boşluğa saplanmanız da kaçınılmazdır.

Peki ya bu boşluk hissiyle yüzleştiğinizde neler yapmanız gerekir? 

Öncelikle boşluk ile yüzleşmek sancılı bir süreç olabileceği için bir yakınınızdan ya da bir uzmandan destek almanız gerekebilir, ancak şartlar buna müsait değilse de şunları yapmak mücadelenizi bir nebze de olsa daha kolay hale getirecektir:

Her şeyden önce boşluk hissini kabul etmek ve bunun tıpkı diğer hislerde olduğu gibi geçici bir süreç olduğunu bilmek sizi rahatlatır. Bu hissi yaşadığınızda derin derin nefes almak, mümkünse gözlerinizi kapatmak, etrafınızdaki sesleri fark etmek ve rüzgârı hissetmek gibi çalışmalar anda kalıp zihninizin ferahlamasına yardımcı olacaktır. Tam olarak neye ihtiyacınız olduğunu tespit etmek ve ihtiyacınızı sağlıklı yollar ile karşılamaya çalışmak hem sizleri kötü alışkanlıklarınızdan uzaklaştırıp hem de kendinizi daha iyi hissetmenize olanak sağlar. Son olarak günlük planlar yapmak, kendinize düzenli olarak zaman ayırmak ve kendinizi keşfetmek boşluk hissini sağlıklı yollarla doldurmanın diğer yöntemlerindendir.

Boşlukla mücadele etmek için hiçbir zaman geç değildir, siz de kendinize bir adım atarak bu hisle yüzleşmek ister miydiniz? Kim bilir, belki de uzun zamandır buna ihtiyacınız vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir