Cinsel Yönelim ve Homofobi

cinsel-yonelim-ve-homofobi

Cinsel Yönelim Nedir ?

Cinsel yönelim kişide cinsel duygu, istek ve davranışların belli bir cinsiyete çekimidir. Karşı cinse yönelik olduğunda heteroseksüellik, hemcinsine yönelik olduğunda eşcinsellik, her iki cinse yönelik olduğunda ise biseksüellik adı verilir. Farklı cinsel yönelimlerin varlığı insan cinselliğinin çeşitliliğinin doğal bir sonucudur. Bu yönelimlerin hiçbiri diğerinden daha doğal, daha sağlıklı, daha üstün, daha “normal” değildir. Her birinde kişinin sağlıklı bir kişilik yapısı geliştirmesi, uyumlu ve tatmin edici kişilerarası ilişkilere sahip olması, sosyal ve mesleki işlev görmesi, cinsel ve duygusal ilişkiler yaşayabilmesi mümkündür. Cinsel yönelim kişinin biyolojik kimliğiyle, cinsel kimliğiyle ve toplumsal cinsiyet özellikleri ile doğrudan ilişkili değildir. Cinsel yönelim tercih değildir. Bu yönelimler partnere yoğun duygular içeren psikolojik dürtüler ve bireyin biyolojik sistemi ile bağlantılıdır. Dışarıdan gözlenerek kişinin cinsel yönelimi anlaşılamaz, sadece kendi ifadesi ile bilinebilir. Cinsel yönelim sadece cinsel etkinlikle ilgili değildir; bir erkeğe heteroseksüel denilmesi için bir kadınla cinsel birlikteliği olması gerekmediği gibi, bir kadının başka bir kadınla ilgili cinsel fantezileri olması ya da cinsel, duygusal yakınlık duymuş olması tek başına o kişiyi eşcinsel yapmaz. Cinsel yönelim, insan yaşamının geneliyle ilgili hangi cinse çekim duyduğunun değerlendirilmesi ile anlaşılabilir.

cinsel-yonelim-nedir

Heteroseksüellik

Heteroseksüel kelimesi Yunanca farklı anlamına gelen heteros ve Latince cinsiyet anlamına gelen sex sözcüklerinden gelmekledir. Günümüz dünyasında ve de Türkiye’de en yaygın şekilde kabul gören ve de görülen yönelim şeklidir. Cinsel açıdan kadınlara ilgi duyan erkeklere ve erkeklere ilgi duyan kadınlara heteroseksüel denir. Heteroseksüellik hayvan cinselliğini tanımlamada da sıkça kullanılır.

homoseksuellik

Homoseksüellik

Homoseksüel kelimesi Yunanca anlamına gelen homo ve Latince cinsel anlamına gelen sexualis sözcüklerinden gelmektedir. Eşcinsellik veya homoseksüellik, aynı cins veya cinsiyetteki insanlar arasındaki romantizm, cinsel çekim ya da cinsel davranıştır. Eşcinsellik, bir yönelim olarak “kişiyi ağırlıklı olarak ya da tümüyle kendisiyle aynı cinsiyette olan kişilere karşı romantik ya da cinsel çekimleri yaşamaya yönlendiren kalıcı kişisel nitelik” olarak ifade edilir. Eşcinselleri tanımlamak için çok çeşitli kavramlar kullanılır. Kadın eşcinselleri tanımlamak için 1800’lü yıllardan beri kullanılan “lezbiyen” sözcüğünü karşılamak için Fransızca kökenli “gey” sözcüğü, 1960’larda önceleri sadece erkek eşcinselleri tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır. Zamanla tüm eşcinseller için kullanılır hale gelmiştir.

“CİNSEL TERAPİ” BU YAZIYI OKUYANLARIN EN ÇOK TERCİH ETTİĞİ DİĞER YAZI

homofobi

Biseksüellik

Biseksüellik hem kadın hem de erkek için kullanılan bir terimdir. Çoğunlukla hem kadınlara hem erkeklere yönelik romantik veya cinsel hisleri belirtmek için insan çekimi bağlamında kullanılır. Biseksüellikteki anahtar kelime kendini algılama self-perceptiondır. Bu terimin doğru teşhisi için önemli noktalar mevcuttur. Çoğu insan her iki cins grubundan da etkileşim haline girebilir fakat birey ben biseksüelim diyemez kendi için. Bir diğer grup ise; diğer bireyler ise yalnızca bir cinsiyet ile cinsel ilişkiye girebilir veyahut hiç cinsel ilişkiye girmezler bunlar da yine de kendilerine biseksüel tanımını koyabilmektedir. Bu bireyler kendilerini duygusal anlamda her iki cinsiyete de yakın görmektedirler. Çünkü bireyin biseksüel olup olmadığını saptayacak test ya da metot yoktur. Birey her iki cinsiyete de kendini yakın görüp bağ kurabiliyorsa o kendini biseksüel olarak tanımlayabilmektedir.

Panseksüellik

Panseksüellik ya da omniseksüellik terimi pan(tüm) sözcüğünden türetilmiş bir diğer cinsel yönelim terimidir. Bu bireyler her türlü cinse karşı cinsel çekim duyabilmektedirler. Nekrofili, zoofili ve de ensest gibi parafili çeşitleri panseksüalizm içine girmez. Panseksüalizmdeki amaç estetik temeller üzerine kurulmuş cinsel doyuma yöneliktir cinsiyet ayrımı yapmaksızın duyulan cinsel hazzı temsil eder. Panseksüeller için trans erkek, trans kadın veya interseks olması fark etmez. Panseksüeller insanseksüellerdir. Hoşlanma veya âşık olma kriterlerinin cinsiyet durumlarıyla zerre ilgisi yoktur. Panseksüeller bütün insanlarla cinsel ilişkiye girmek veya hepsine âşık olmak isteyen insanlar da değillerdir. Tabii ki bir panseksüelin böyle bir arzusu olabilir ancak bunun panseksüel olmasıyla alakası yoktur. Her panseksüel trans kadın veya trans erkek olmak zorunda değillerdir. panseksüellik bir yönelimdir ve bunu cinsiyet kimliği ile alakası yoktur.

transeksuellik

Transseksüellik

Trans

Cinsiyeti ve/veya cinsiyet kimliği, doğumda atanan ve varsayılan cinsiyetle uyumlu olmayan kişilerin tümünü ifade eder. Doğduğunda kendisine “erkek” cinsiyeti atanan ancak kendisi kadın olan kişilere trans kadın, “kadın” cinsiyeti atanan ancak kendisi erkek olan kişilere trans erkek denir. Trans bir cinsiyet kimliğidir ve kişiler kendilerini sadece cinsiyetleri olan ve atanmış cinsiyetle alakası olmayan, beyanlarıyla belirlenen cinsiyet ile tanımlayabilir ve cinsiyet kimliğine ilişkin bir beyanı olmayabilir de. Trans terimi cinsiyet kimliği ile ilgili olup, herhangi bir cinsel yönelimi işaret etmez. Trans kişiler heteroseksüel, eşcinsel, biseksüel yönelimlere sahip olabildikleri gibi, bu cinsel yönelimlerin kendilerine yetmediğini veya uymadığını da düşünebilirler. Trans terimi cinsiyet kimliği ile ilgili olup, herhangi bir cinsel yönelimi işaret etmez. Trans kişiler heteroseksüel, eşcinsel, biseksüel yönelimlere sahip olabildikleri gibi, bu cinsel yönelimlerin kendilerine yetmediğini veya uymadığını da düşünebilirler. 

Transseksüellik

Daha çok tıp insanlarının tercih ettiği eski bir terimdir. Hormon terapisi, beden uyum operasyonu, mastektomi gibi tıbbi müdahalelere başvuran ya da buna niyetli kişileri anlatır.

İnterseks

İnterseks terimi cinsiyet özelliği/karakteristiğine işaret eder. Kişilere doğduklarında atanan eril ya da dişil cinsiyet kabulünün dışında, bu kategorilere varsayıldığı şekilde uymayan ya da her iki kategorinin özelliklerini (kromozomlar, genital organlar ve /veya hormonal yapı) de taşıyan kişilerdir. İnterseks insanlar ; genital organlar , kromozom yapısı, gonadlar vb. açısından tipik dişi ve erkek özelliklerini tam olarak göstermeyen cinsiyet karakteristiğiyle doğan insanlardır. Doktorlar çoğunlukla ebeveynlere interseks çocuklar üzerinde cerrahi ve başka tıbbi müdahaleler yapılmasını, böylece bedenlerinin görünürde “kadın” ya da “erkek” özelliklerine kavuşturulmasını önerir. Pek çok durumda bu müdahaleler tıbben gereksizdir ve interseks çocuklar büyüdükçe üzerlerinde çok olumsuz etkileri olabilir. Kişilerin beden özerkliklerine müdahale olan bu irade dışı işlemler insan hakları açısından da hak ihlalidir.

https://www.youtube.com/watch?v=zpVKB4FXdeA

Aseksüellik

Genel olarak cinsel çekim ya da bir başkasıyla gerçekleştirilecek cinsel pratiklere yönelik arzu duymayan insanları tarif etmek için kullanılan bir terimdir. Ancak aseksüellik cinsel çekimin değişkenlik göstermesiyle veya böyle bir çekim olmamasıyla tanımlanan geniş bir spektrumdur.

Amerikan Psikoloji Derneği’nin (2009) cinsel yönelime dair vurguladığı unsurlar şu şekilde listelenmiştir:

• Hemcinse yönelik cinsel istek, davranış ve yönelimler, insan cinselliğinin normal ve pozitif çeşitlerindendir. Gelişimsel veya zihinsel bir soruna işaret etmezler.

• Biseksüellik ve eşcinsellik, bireyin etiketlenmesine ve bu nedenle hayat boyu çeşitli olumsuz sonuçlara (mutsuzluk, dışlanma) neden olabilmektedir.

• Hemcinse yönelik cinsel duygu ve eylemler, çeşitli cinsel yönelim ve cinsel yönelim kimlikleri bağlamında meydana gelebilmektedir.

• Biseksüeller, homoseksüel erkekler ve kadınlar mutlu hayatlar sürebilirler. Hem ilişkileri hem aile hayatları, heteroseksüeller bireylerinki kadar saygıyı hak etmektedir.

• Eşcinsel yönelimleri geçmişte yaşanan travmalara ya da ailevi bozukluklara bağlayan teorileri destekleyen hiçbir kanıt bulunamamıştır.

CİNSEL TERAPİ HAKKINDA NELER BİLİYORSUN ?

Homofobi

Eşcinsellerden ve eşcinsellikten tedirginlik duymak, rahatsız olmak, acımak, küçümsemek, aşağılamak, nefret etmek ya da düşmanlık göstermek gibi olumsuz düşünce, duygu ve davranışlara homofobi denmektedir.

ŞİDDETİNE GÖRE HOMOFOBİ DERECELERİ

1. Acımak, merhamet etmek: Homofobinin en hafif, en masum(!) hali onlara yardım etmek, tedavi olmalarını dilemek veya onlara acıyıp merhamet duymak biçimindeki davranışlardır:

“Olsun, Allah beterinden saklasın” ,  “Çocuğun olmaz, onu ne yapacaksın?” “Bir çaresi yok mu?” gibi eşcinsel bireylerle empati yapmaya çalışıldığı izlenimini veren yaklaşımlar aslında içinde acıma ve olumsuzlama barındırır. Yani dolaylı olarak eşcinsel olmanın istenmeyecek, kötü bir şey olduğunu söyler.

2. Şaka ve espri konusu yapmak: Homofobinin en yaygın ortaya çıkış biçimlerinden biri eşcinselliği şaka ve alay konusu yapmaktır. Eşcinselliği ve eşcinselleri açıkça küçümsemeyen ama gülünecek, komik bir hal imiş gibi ele alan fıkra, şaka ve espriler oldukça sık olarak karşımıza çıkmaktadır.

3. Küçümseyici, yargılayıcı, alaycı konuşmalar ve tutumlar: Çok doğrudan olmayan ilk iki biçiminden sonraki düzeyde eşcinselliğe yönelik olumsuz düşünce ve duygular daha açık belirtilir. Sözgelimi eşcinsellere dair yaygın yanlış inanışları tekrarlamaktan söz edebiliriz. Bu homofobik tutumda en sık tekrarlanan öğeler, eşcinsellerin güvenilmez oldukları, sözlerinden kolay döndükleri, uzun süreli ilişki kurma, sevme ve sevgiyi sürdürme kapasitelerinin olmadığı, sevgililerini hep aldattıkları gibi şeylerdir. Eşcinsellerde de heteroseksüellerde de görülebilen bu gibi özellikler sanki sadece eşcinsellerde ve hepsinde oluyormuş gibi konuşulur. Eşcinsellere dair bu tür olumsuz fikirler, eşcinsel anlamına gelen sözcüklerin, istenmeyen kişilik özelliklerinin betimlenmesinde kullanılmasına yol açmaktadır. Sözgelimi aslında sadece eşcinsel demek olan “ibne”, sözünde durmayan kişilere hakaret etmek için kullanılmaktadır. Bir eşcinsel gibi sözünde durmayan kişi denmek istenmektedir.   Türkçede eşcinselleri niteleyen tüm sözcükler hakaret anlamında kullanılabilmektedir.

4. Eşcinsel paniği: Bundan sonraki düzey eşcinsel paniğidir. Yukarıda ele aldığımız gibi bu kişiler kendilerinde bulunan kimi eşcinsel özellikler herhangi bir nedenle tetiklendiğinde paniğe kapılmaktadırlar. Bu vakaları inceleyen meslektaşlarımızın da belirttiği gibi ego gücünün düşüklüğü ile ilintili olabilecek bir başa çıkamama durumudur. Bu kişilerdeki kimi eşcinsel özellikler ya da kendi cinsine yönelik arzu, olasılıkla eşcinsel olmalarını sağlayacak kadar fazla değildir. Herkeste olabilecek biseksüel eğilimlerin belki bir nebze daha fazla olması söz konusudur. Burada esas sorun egonun kendisini rahatsız eden arzu ve düşünceleri bastıramaması ya da başka savunma mekanizmaları ile yönetememesidir. 

5. Eşcinsellere yönelik öfke, nefret söylem ve tutumları: Bir sonraki düzey, eşcinsellere yönelik öfke, nefret söylemleri ve hakaretlerdir. Bunları çeşitli yerlerde engellemeler, tacizler, yıldırma çabaları, mobbing uygulamaları izler.

6: Fiziksel saldırı, yaralama ve cinayetler:  En şiddetli homofobik davranış ise nefretin fiziksel saldırılar, yaralama ve cinayetlere dönüşmesidir.  

Nedenlerine Göre Homofobi Çeşitleri

Homofobiyi nedenlerine göre üçe ayırabiliriz.

1.Dini veya ideolojik nedenlerle eşcinsellikten rahatsız olanlar,
2. Erkekliği yücelten ve cinselliği bir iktidar alanı olarak gören kültürel etkenler dolayısıyla eşcinsellikten rahatsız olanlar,
3. Psikolojik nedenlerle eşcinsellikten rahatsız olanlar. Psikolojik nedenleri de kendi içinde üçe ayırabiliriz:

a) Reaksiyon formasyon: Reaksiyon formasyon istenmeyen arzuların tam tersine dönüştürüldüğü nevrotik bir savunma mekanizmasıdır. Kendi cinsine cinsel arzu duyan biri bunu bastırmaya çalışır ve bastırma yeterli olmazsa, ego bir baş etme yöntemi olarak reaksiyon formasyonu kullanabilir. Bu durumda kendi cinsine yönelik arzular tam tersine hoşnutsuzluğa, tiksinmeye çevrilir.  Eşcinsellere ve eşcinselliği çağrıştıran şeylerden nefret edilir. Eşcinselliğe karşı mücadele etmek eşcinselliği ortadan kaldırmak veya suç olarak tanımlamak gibi çabalara girilir. Kişi kendi içinde tam olarak kontrol edemediği eşcinselliği dışarında baskı ve kontrol altında tutmaya, elinden gelirse yok etmeye çalışır.

b) Projeksiyon: Projeksiyon, kişinin kendisinde olan ve benimsemediği kötü özellikleri başkasına yansıtması demektir.  Homofobi ile ilgili projeksiyon şu şekilde olur. Kişi kendi cinsine duyduğu ilgiyi bastırır ve başkasına yansıtır. Kendisinin kendi cinsine ilgi duymadığına ama kendi cinsinden kişilerin kendisine ilgi duyduğuna inanır. Bu kişiler eşcinsellerden, onların kendilerini baştan çıkarmaya çalışacaklarını varsayarak rahatsız olurlar. Kendi ilgilerini onlara yansıttıklarından, onlar tarafından ayartılmaktan korkar olurlar. Eşcinsellerle bir arada olmaktan, arkadaşlık etmekten kaçınırlar.

  • Projeksiyon sadece eşcinsel arzular için kullanılmaz. Bazı kişiler de çeşitli kötü özellikleri azınlıklara ve bu arada bir açıdan azınlık olan eşcinsellere yansıtırlar. Kendilerinde olan sadakatsizlik, sözünde durmama, ihanet, kaypaklık gibi özellikleri eşcinsellere yansıtarak, kendi kötü yanlarını inkâr ederler ve böylelikle de daha iyi daha kusursuz biri olarak kendilerini algılayabilirler.

c) Saldırganlık ve sadistik saiklerle homofobik olanlar: Nevroz altı vakalarda, özellikle alt düzey borderline kişilik örgütlenmesi gösteren bireylerde, represyon bariyeri iyi çalışmadığı, entegre bir süper egoları ve denetimi sağlayacak güçlü bir egoları olmadığı için hem eşcinsel arzular daha kolay bilinçdışına sızar hem de eşcinsellere yönelik kontrol dışı cinsel ve agresif impulslar çeşitli dışavurumlara neden olurlar. 

Ancak inkâr ve projeksiyon kullanarak eşcinsel arzularını başkalarına yansıtırlar ve bazen bu nesnelere karşı projeksiyonla da abartılmış bir öfke duyarak şiddete başvururlar. Gazetelere yansıyan eşcinsellere yönelik nefret cinayetlerinin büyük bir kısmı bu şekilde olur. Kişi kendi eşcinsel arzularına kapılıp dürtüsel bir şekilde cinsel ilişki kurar ancak sonra eşcinselliğini inkâr edip bunu karşısındakine yansıtır ve ondan nefret ettiği için de şiddet kullanır.

Bu vakaların kullandığı şiddet bir yandan kendilerinde arzu uyandırdığı için hissettikleri öfkeden kaynaklanırken, öte yandan denetleyemedikleri arzularını nesneyi ortadan kaldırarak kontrol etme çabasından kaynaklanır. 

NE YAPMALI?

Her türden ayrımcılık ve aşağılamayla mücadele etmek ruh sağlığı çalışanlarının görevlerindendir. Her türlü cinsiyetçi, homofobik söylem ve tutuma karşı uyanık olmak, bunları dilimizden ve davranışlarımızdan uzaklaştırmaya çalışmak hepimizin bir insan, hekim ve ruh sağlığı çalışanı olarak görevidir. Hep birlikte bizden farklı olanlara karşı yaptığımız küçümsemeleri, aşağılamaları, ayrımcılıkları saptamaya ve kurtulmaya çalışmamız mesleki ve insani bir zorunluluktur. Özellikle mesleki pratiğimizde bize başvuran ve bizden yardım isteyen insanlara karşı söylem ve tutumlarımızdaki özensizlik, yardım ve anlayış umdukları bir yerden geldiği için daha çok hayal kırıklığına yol açmaktadır.  

Kendimizden başlamak üzere dilimizi, söylemlerimizi, davranışlarımızı hatta esprilerimizi sorgulamak ve düzeltmek için çaba sarf etmek, bunun için kongrelerde, eğitim toplantılarında cinsiyetçiliği ve homofobik söylem ve tutumları gündeme getirmek bu konudaki haksızlıkları, adaletsizlikleri ve yaraları azaltmak için önemli bir adım olacaktır.

BİZE KATIL!

Telegram Grubumuz: https://t.me/etkinpsikoloji

İnstagram: https://www.instagram.com/etkin.psiko…

Pinterest https://tr.pinterest.com/etkinpsikolo…

Twitter : https://twitter.com/etkinpsikoloji

AYRICA GÖZ AT

Tükenmişlik Sendromu

ŞİZOFRENİ

Anksiyete

Masal Terapisi

Bipolar Bozukluk

3 thoughts on “Cinsel Yönelim ve Homofobi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir