Erich Fromm : 5 Kişilik Tipi

kisilik_tipi

Kişilik, yetenek ve özellikleriyle toplumsal yaşamda etkili olan insanı, kendine özgü ve benzersiz bir varlık olarak dile getiren kavramdır; kişiyi diğer varlıklardan ayırt edilebilir kılan, tutarlı, uyum sağlayıcı duygu-düşünce-davranışlardır. Kişilik bireyin doğuştan getirdiği birtakım genetik özelliklerinin çevre ile etkileşimi sonucu oluşur. Kişiliğin en önemli ve sonradan kazanılmış parçası ise karakterdir. Fromm’a göre insanın sosyalleşme süreci, kurduğu sosyal ilişkiler ile karakterinin çekirdeğini oluşturur. Karakter içgüdüsel sistemin yerini tutmakla birlikte, aile, sosyal çevre, genetik, mizaç gibi özellikler de bireysel karakter oluşumunda etkili olur diyebiliriz. Fromm’a göre sosyal karakter belli bir toplumun işleyiş ve devamlılığı için gereklidir ve Fromm sosyal karakter tiplerini en genel olarak 2 grupta sınıflar: yaratıcı olmayan yönelimler ve yaratıcı yönelimler.

Yaratıcı Olmayan Yönelimler:

Alıcı Tip:

İçinde bulundukları her türlü iletişimde alıcı konumundadırlar ve başkalarının fikirleri, arkadaşları, eşyaları onlar için önemlidir. Sahip olabilecekleri her şeyin kaynağı dışarıdadır. Karşılaştıkları sorunları kendi başlarına çözemeyeceklerine, baş edemeyeceklerine inanırlar. Başka bireylerin kendileri ile paylaşımda bulunmasını, kendilerini beslemesini sevgi ifadesi olarak görürler.

Sömürücü Tip:

Alıcı tipe oldukça benzerdir. Sahip olabilecekleri şeyler onlar için de dış ortamdadır fakat alıcı tipten farkı dış ortamdan istediği şeyleri alırken bu tipler zor kullanabilir, hile yapabilir yani başkalarını hiç düşünmeden sadece arzu ettikleri şeyleri almaya yönelirler.

İstifçi Tip:

Bu tip çevreyi düşman olarak görür ve iletişime girmekten kaçınır. Onlar için sahip oldukları önemlidir ve elindekileri sürekli saklama, biriktirme ihtiyacı hissederler; bunlara düşünceleri biriktirme ve başkaları ile paylaşmama da dahildir. İnsan ilişkilerinde de bu tip sevgi niteliğinden çok sahip olmak temelli ilişki kurar.

Pazarlamacı Tip:

Kendilerini pazarlanması gereken bir obje niteliğinde görürler ve bu tip için kendi reklamlarını en iyi şekilde yapmak değerlidir. Dış görünüşüne fazlaca dikkat eden, kabul görmek için acımasız yollar deneyebilen, zamanın şartlarına göre kendini düzenleyen, kendi fikirlerinden ziyade popüler ve kabul gören fikirleri benimseyen kişilerdir. Bu yüzden kurdukları ilişkiler de kalıcılıktan öte yüzeyseldir.

Yaratıcı Yönelim:

Üretken Tip:

İnsanları sömürmeyen, başkaları ile karşılık beklemeden iletişim kuran, kendi düşünceleri ve baş etme tarzları olan, istediği şeyler için yapıcı, diğer insanları da düşünen ve çalışkanlık gerektiren bir tarzı benimseyen, yaratıcı yönü gelişmiş tiptir. İlişkilerinde sahip olma temelli değil, olgun, empatik, gerçek sevgiye dayanan yönelimleri benimserler. Sahip oldukları gücü diğer insanların gelişimi için kullanmayı da severler. Fromm’un tanımladığı tek yaratıcı olan yönelimdir.

Tüm yazılarımızdan haberdar olmak için sosyal medyadan bizi takip edebilirsin.

Elif ÖZTÜRK’ün Dİğer Yazıları

  • Knut HAMSUN- Açlık
    Kitapta tek ideali, yazar olmak olan, kendi ismini belirtmeyen Andeas takma adlı baş kahramanımız bu ismi kendisi uydurur. Andreas kitaba da adını veren açlık durumu ile sürekli yüz yüze gelir. Kiralık bir odada yaşayan kahramanımız, parası bittiğinde parklarda, sokaklarda kalır fakat yazı yazmaktan asla vazgeçmez. Öyle ki aslında sokaklar da Andreas için zengin bir bilgi
  • Erich Fromm : 5 Kişilik Tipi
    Kişilik, yetenek ve özellikleriyle toplumsal yaşamda etkili olan insanı, kendine özgü ve benzersiz bir varlık olarak dile getiren kavramdır; kişiyi diğer varlıklardan ayırt edilebilir kılan, tutarlı, uyum sağlayıcı duygu-düşünce-davranışlardır. Kişilik bireyin doğuştan getirdiği birtakım genetik özelliklerinin çevre ile etkileşimi sonucu oluşur. Kişiliğin en önemli ve sonradan kazanılmış parçası ise karakterdir. Fromm’a göre insanın sosyalleşme süreci,
  • Duyguları Tanımak
    Duyguları tanımak, insan olmanın en merak uyandıran özelliklerinden biri duygulardır. Merak uyandırma sebebi de çoğu duyguyu hissedebiliyor oluşumuz fakat yeterince iyi tanımlayamamamızdır. Örneğin üzgün veya öfkeli hissederiz ama farkına tam olarak varamadığımız bu duyguları ifade etme şeklimiz sadece biraz kırgınım demek olur. İçimizde filizlenen bu duyguların doğru bilinmemesi onları ifade edişimizde bizi yanlış yola sürüklemeye
  • Başarıya Götüren Aile
    Başarıya götüren aile sınav dönemi için hazırlanan çocuklar ve ailelerin hemen hemen hepsinin hissettiği bir his: Sınav kaygısı. Çocuklar çalıştıklarından ve yapamadıklarından, aileler ise çocuklarının çalışmadıklarından ve yapamadıklarından mustarip. Peki hangi taraf doğruyu söylüyor olabilir? Cevap aslında çok net. Şöyle ki, iki önerme de doğru değil. Genellikle çocuk tarafından ele alınan sınav kaygısı konusu, aslında
  • Psikolojik İyi Oluş
    Psikolojik iyi oluş şu an iyi değilim, psikolojim bozuldu, depresyona girdim galiba… hepimiz zaman zaman bunlar gibi düşüncelere sahip düşünürleriz. Aslında yanlış da değil bu düşünceler. Bazen sınırlarımızı zorlayan, dayanamayacağımızı hissettiğimiz olaylar yaşıyor ve bunlarla başa çıkamayacağımızı hissediyor olabiliriz. Başa çıkılamayan bu yaşantılar bizi duygusal, fiziksel, mental açıdan etkiler. Negatif duygu, düşünce, davranışların doğurduğu yeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir