Hayatın Frekansı

hayatin-frekansi

Yaşam boyu birçok ana ev sahipliği yapar, bambaşka hislere bürünürüz. Günümüzün nasıl geçtiği ve nasıl geçeceği olaylar bütününe, bunları yorumlamak ve yönlendirmek ise kendimize bağlıdır. Bazen geçmişe saplanıp kaldığımız, yüzleşemediğimiz ve kaçmak istediğimiz anlarımız olur. Zihnimizi meşgul eden sesleri susturamadığımız için hayatta neler olup bitiyor anlayamayız. Sanki kendimizi bir odaya kilitlemişiz de sorunları çözmeden dışarı çıkmaya hakkımız yokmuş gibi hisseder, takılı kalmış bozuk plak gibi tekrarlayan seslere odaklanır dururuz. 

Küçüklüğümüzden bu yana nasıl bir ortamda yetiştiğimiz, nelerle meşgul olduğumuz, yıllar boyu hangi frekansta kaldığımız hâlâ bizlere eşlik ediyor olabilir. Müzik dinleme alışkanlığınızdan yola çıkarsak sevdiğiniz tarzda müzikler dinlerken bir anda farklı bir türe denk geldiğinizde keyfinizin kaçtığı ve bir an önce sevdiğiniz türe geri dönmek istediğiniz zamanlar oluyor mu?

Alışkanlıklarımızın kırılması bir hayli zordur ancak bunları devam ettirmek oldukça kolaydır. Çünkü geçmişten günümüze aşina olduğumuz ruh hali bizlere tanıdık ve güvenli gelir. Bunlardan uzaklaşmak ise bizler için çok zorlu bir süreç olabilir. Kafanızı dağıtmak ve rahatlamak için doğa yürüyüşüne çıktığınızı farz edin. Bu yürüyüş esnasında yüksek sesle müzik dinliyor ve etrafınızdaki sesleri duymuyorsunuz. Maruz kalmış olduğunuz frekans zihninizdeki parazitleri tekrar tekrar bedeninize işliyor. Belki de o an etrafınızda size çok daha iyi hissettirebilecek sesler vardır ve onlara şans vermiyorsunuzdur. Bazı zamanlarda ise etrafımızdaki seslerden rahatsız olur, dikkatimizin tamamen o seslere odaklandığını gözlemleriz. Peki ya bu gibi durumlarda bulunduğumuz mekânı değiştirirsek veya buna imkân yok ise sesteki cızırtıyı ortadan kaldıracak eylemler yapsak faydalı olmaz mı?

Anda kalmak demek ne geçmişe saplanıp durmak ne de geleceğe ışınlanıp plan yapmaktır. Tam aksine anda kalmak, ne yaparsak yapalım bu durumdan tat almayı amaçlayarak o anı en güzel şekilde yaşamaya çalışmaktır. Örneğin, trafik sıkıştığında bu durumdan şikâyet etmek yerine müziğin sesini açarak bu anı daha güzel bir şekilde değerlendirebiliriz ya da gecikeceğini söyleyen bir arkadaşımızı beklerken söylenip durmak yerine, bir türlü gezme fırsatı bulamadığımız mağazaya girip ürünleri inceleyebiliriz. Örnekleri çoğaltabiliriz elbette, ancak durumu en kısa sürede kabul edip en güzel şekilde değerlendirmek her zaman kolay olmayabilir. Belki de bunu deneyip apayrı bir frekansı tecrübe etmeye ihtiyacınız vardır, ne dersiniz? 

Siz de kendinize bir şans verip elinizdeki kumandayla hayatın frekansını değiştirmeye ve etrafınızdaki sesleri fark etmeye var mısınız? Bence buna fazlasıyla hak ediyorsunuz.

Telegram Grubumuz: https://t.me/etkinpsikoloji

İnstagram: https://www.instagram.com/etkin.psiko…

Pinterest https://tr.pinterest.com/etkinpsikolo…

Twitter:  https://twitter.com/etkinpsikoloji

EMRE ULUBATAK’IN DİĞER YAZILARI

  • Hayatın Frekansı
    Yaşam boyu birçok ana ev sahipliği yapar, bambaşka hislere bürünürüz. Günümüzün nasıl geçtiği ve nasıl geçeceği olaylar bütününe, bunları yorumlamak ve yönlendirmek ise kendimize bağlıdır. Bazen geçmişe saplanıp kaldığımız, yüzleşemediğimiz ve kaçmak istediğimiz anlarımız olur. Zihnimizi meşgul eden sesleri susturamadığımız için hayatta neler olup bitiyor anlayamayız. Sanki kendimizi bir odaya kilitlemişiz de sorunları çözmeden dışarı
  • KENDİM İSTASYONU
    KENDİM İSTASYONU KENDİM İSTASYONU. Hayat iyisiyle kötüsüyle uzun bir yolculuktan ibarettir. Hepimiz doğduğumuz günden itibaren hayatımızı idame ettirmek için upuzun mesafeler katederiz. Mücadele ettiğimiz bu süreçte tıpkı bir yolcu treni gibi istasyonlarda durup insanlara kapımızı açarız. Bu esnada yola bizimle devam etmek isteyen yolcular vagon içerisinde kalabileceği gibi yolculuğa bir süre ara vermek isteyenler ve
  • DENEYİMLERİN SORUNLARA KARŞI BAKIŞ AÇISI VE ÇÖZÜME DOĞRU İLK ADIM
    Yaşamımızın her aşamasında karşılaştığımız sorunlar ruh halimizde huzursuzluk yaratabilir. Elbette ki huzursuzluğun derecesi sorunun bizde uyandırdığı belirtilere göre değişmektedir. Her insan karşılaştığı sorun karşısında farklı tepkiler verebilir çünkü her insanın geçmişine farklı deneyimler konuk olmuştur. Bir derdimiz olduğunda ve bunu rahatlamak adına kendimize yakın hissettiğimiz birine anlattığımızda “Buna mı üzüldün?”, “Takma kafana!”, ”Bu çok basit
  • SOSYAL MEDYANIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ
    SOSYAL MEDYANIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ Yaşamımızın neredeyse olmazsa olmazı haline gelen sosyal medya günbegün yepyeni kullanıcılarını ağırlıyor. Teknolojinin de gelişmesiyle dünyada gerçekleşen her türlü olayı ve bilgiyi, kullanmakta olduğumuz akıllı telefonlarımız sayesinde çok rahat bir şekilde takip edip öğrenebiliyoruz. Elbette ki sosyal medya yalnızca gündemi takip etmek amaçlı kullanılmıyor. Sosyal medyanın bir diğer ve en yaygın
  • BENDE BİR SORUN VAR(!)
    BENDE BİR SORUN VAR(!) Yaşadığımız herhangi bir olay sonucu, düşünce ve duygularımızın da etkisiyle zaman zaman kendimizi berbat hissedebiliriz. İçinde bulunduğumuz o an bizlere kaçınılmazmış gibi gelir. Zihnimizdeki kalabalık, konuşmaya başlamış ve kulaklarımız seslerin çoktan esiri olmuştur. Küçüklüğümüze dayanan yerleşik düşüncelerimizin etkisiyle, duygularımız bizlere geçmişte yaşadığımız bir anı o kadar gerçekçi bir şekilde yansıtır ki

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir