İhtimaller Döngüsü: Belirsizlik

Günlük yaşantımızda sonuca varmamış meseleler üzerine düşündüğümüzde kendimizi sonsuz bir döngü içerisinde bulabiliriz. Bu çıkmazın içerisinde kaldıkça da zihnimizde düşünce fırtınası kopacaktır. Belirsiz kalan her şey kaygıya büyük bir zemin hazırlar ve ister istemez vücudumuz da bundan payını alır. Bu durumu ortadan kaldırmak için belirsizliğe sebep olan eksiklikleri tespit edip tamamlamak gerekir. Formül basit gibi görünse de belirsizlikten kurtulmak bu kadar kolay olmayabilir. Peki belirsizlik bizi neden bu kadar yorar ve bu durumdan nasıl kurtulabiliriz, hep birlikte inceleyelim.

Belirsizliği belli başlı konular üzerinden ele almak mümkündür. En basitinden bir örnek vermek gerekirse bir iş görüşmesine gittiğinizi ve geri dönüş beklediğinizi düşünün. İş başvurunuzun olumlu ya da olumsuz sonuçlandığını bilmiyorsunuz ve zihninizde düşünceler uçuşuyor. Planlarınız arasında bir süre sonucu beklemek ya da hiç beklemeden farklı iş yerlerine başvurmak yer alıyor olabilir. Bir de acaba işe alınacak mıyım yoksa alınmayacak mıyım diye düşüncelere dalmayı da bir ihtimal olarak değerlendirilebiliriz. İşte belirsizliğin yıkıcı etkileri de tam da bu noktada başlar çünkü eksiklik içeren bir olay beraberinde hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar getirebileceği için zihin düşünme aşamasında daha çok enerji harcar ki bu da ruhsal açıdan bizi yorar.

Belirsizliği ilişkiler yönünden değerlendirmek de mümkündür. Örneğin birisiyle bir ilişkiye başladığınızda karşı tarafa yüklediğiniz anlamlar sonucunda kendinizi gitgide tükenmiş hissedebilirsiniz. Belki karşı tarafa yoğun hisler besliyorsunuz ve bunun tek taraflı olabileceği ihtimalini o an görememiş olabilirsiniz. İlk etapta bu durum çok sorun yaratmasa da ilerleyen zamanlarda hayatınızı olumsuz yönde etkileyebilir. Karşı tarafın sizi yakın arkadaş olarak mı yoksa sevgili olarak mı gördüğünü net olarak bilmiyorsanız kafanızda bir sürü ihtimal belirecek ve beraberinde yoğun kaygı yaşamak neredeyse kaçınılmaz olacaktır.

Peki ya belirsizlikten nasıl kurtulabiliriz, bir de ona bakalım.

Belirsizliği eksik bilgiler ve soru işaretleri meydana getirdiğine göre bunun oluşmaması için aklımızdaki soruları cevaplandırmamız gerekir. Nitekim zihnimizin rahatlaması soruların cevap bulmasıyla mümkün olacaktır. Böylece zihnimiz ihtimaller girdabından kurtulmuş olacak ve sonucun etkileriyle baş etme sürecine geçecektir.

Elbette belirsizlik ortadan kalktığında her zaman için beklediğimiz eylem gerçekleşmeyebilir. Bu yüzden sonuçlarla yüzleşmek sizlere korkunç geliyorsa bir yakınınızdan ya da bir uzmandan destek almak sizler için çok daha faydalı olacaktır. Şunu unutmamalıyız: Sonuç ister olumlu olsun ister olumsuz olsun belirsiz olmasından çok daha iyidir. Dostoyevski’nin “Belirsizlik, en kötü ihtimalden daha acı vericiydi.” cümlesinden yola çıkarak konunun önemini daha net kavrayabiliriz.

Bu bilgiler ışığında siz de ihtimaller döngüsünde yuvarlanıp durmak yerine sonuçlarla yüzleşip özgürleşmek ister miydiniz? Belki de bunu denemeye ihtiyacınız vardır, ne dersiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir