İNSANIN ANLAM ARAYIŞI

insanın anlam arayışı

İNSANIN ANLAM ARAYIŞI

Bu kitap, sürekli arayış içinde olan benliklerin başucu kitabı diyebilirim. İnsana tüm duyguları yaşatan bir kitaptır. Kimi zaman çok üzüldüm, kimi zaman korktum, kimi zaman sevindim, bazı satırlarda kendimi kandırılmış bazen de ümitsiz hissettiğim oldu ve daha bir çok duyguyu yaşadım. “Gerçek olamayacak kadar…” derken tamda ne kadar gerçek olduğunu kanıtlayan yaşamlar.. Victor Frankl, kendi değimiyle, son sözü kadere bırakarak şuan okuduğumuz satırları bize ulaştırmış. Başta yazarın olaylar karşısında verdiği tepkilerin yada tepkisizliklerine şaşırdım ve şok hali içerisinde olduğunu düşündüm.

Okuduklarım karşısında yazar kadar soğukkanlı düşünemiyor, kendimi oradaymış gibi hissetmekten alamıyordum. Bende son sözü kadere bırakırdım diye düşündüm ama aslında düşündüğüm, birçok tutsağın yaşadığı, benliğini kaybetme duygusundan başkası değildi. Yazar gerçekten de sadece son sözü kadere bırakmış bir çok seçimi kendisi yapmıştır ve hiçbir durumda yaşamaktan vazgeçmemiştir. Aslında büyük belirsizliklerin tamda merkezinde olan bir yerde, toplama kampındaydı. İnsanları neden toplamışlardı ki?Bu toplayan kişilerin hayata yükledikleri anlamları neydi? İnsan en kötü yaratıklardan birisi miydi? Kendi türüne bu denli zarar vermesi ne kadar vahim. Bir çok yerde kendi kendime “neden ya” diye söylendiğimi duydum.

Gerçekten hayat çok tatlı ve boşluktan kurtulmak için bir değeri bir anlamı olmalı. Çok güçlüyüz ve elimizde her şeyi yapabilecek güç var sadece tüm hücrelerimize bu güç yüklemesini yapacak olan zihinsel süreçlerin kaliteli bir şekilde yol alarak ilerlemesi gerekmektedir. Ne kadar da eğitici bir kitap, kendimi bir psikolog gibi hissetmeye başladım. Önüme gelen her karamsar kişiye “Sen ne için yaşıyorsun?

Bunlar yüzeysel konular, tüm iyimserliğinle derinlerde ne için yaşadığını bul ve mutlu ol” diyorum. Kitap, bize her şeyinizi kaybettiğinizi düşündüğünüz bir an olabilir, o anda neleri kaybettiğinizi değil neleri kazanabileceğimizi düşünmeyi öğretiyor. Geçmiş sorunların derinine inmektense gelecekte ne olacağımızı tartışmamızı sağlayan Logoterapi’nin hayata anlam yüklememize yardımcı olan bir yöntem olduğunu görüyoruz. Çoğunluk için kabus gibi bir deneyim olan toplama kampı, Victor Frankl için büyük bir insan deneyidir. Logo terapinin ortaya çıkışındaki sermayedir, kaynaktır. Victor Frankl, bir de soylu insan ve soysuz insan ırkı tanımlamasını yapmıştır. Her ikiside her yerde vardır, hiçbir grup sadece soylu yada sadece soysuz insanlardan oluşmaz ve bu nedenle insan faktörünün olduğu heryede soylu ırkın varlığı sebebiyle bir umut vardır.

Yazının başında, insanların sürekli arayış içinde olmasından söz ettim. Aslında bazılarımız bunun farkına varıyor ve hayatına bir anlam yüklüyor ya da ne için yaşıyorum sorusuna cevap aramaya başlıyor. Victor Frankl’a göre yirminci yüzyılın yaygın bir olgusu da Varoluşsal boşluktur. Bu basit tabiriyle can sıkıntısından başka bir şey değildir. Yazar ayrıca varoluşsal boşluğun kendini gösterdiği bir takım maskelerden bahsediyor ve bir takım hırsların, sapkınlıkların sebebinin bu varoluşsal boşluktan ve varoluşsal engellemeden kaynaklandığını söyleyebiliriz.
Yaşamın anlamı her birey için farklıdır, kişinin soyut bir yaşamın anlam arayışına girmemesi gerekmektedir. Herkesin yaşamında özel bir mesleği veya uğruna çaba harcanacak bir misyonu, yerine getirilmeyi bekleyen somut bir görevi vardır. Yeter ki gözleriniz ve hisleriniz açık olsun kendinizi tanıyın. Bu bağlamda Victor Frankl bu kitabıyla en ümitsiz hissettiğiniz anlarda bile silkelenip ayağa kalkmanız için yardımcı olacaktır.

Ayrıca Göz At

https://etkinpsikoloji.com/kitap-onerisi/gunubirlik-hayatlar/
https://etkinpsikoloji.com/kitap-onerisi/avcunuzdaki-kelebek/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir