Pandemi Döneminde Sosyal Etki ve Uyma Davranışı

Pandemi Döneminde Sosyal Etki ve Uyma Davranışı

Pandemi Döneminde Sosyal Etki ve Uyma Davranışı

İnsanların tutum ve davranışları, diğer insanların tutum ve davranışlarından etkilenir. Sosyal etki en açık haliyle bu anlama gelmektedir. Etrafımıza bakacak olursak insanların hem çok farklı hem de çok benzer olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Karakter bakımından birbirinden ayrılan biricik insan figürlerini görüyor olsak da aynı zamanda toplum içerisinde bu insanlar çok benzer davranışlar sergiler. Uyma davranışı sosyal etki sonucu meydana gelir.


Uyum bir kişinin inanç ve davranışlarını içerisinde bulunduğu gruba göre değiştirme eğilimidir. Uyma davranışı biraz da toplum içinde kabul görmek için ödenen bir bedel olarak görülebilir (Gökdağ, 2011). Kişiler içerisinde bulundukları toplumda sivrilmek, dikkat çekmek, farklı görünmek istemiyor olabilir. Herkesin yaptığı veya düşündüğü bir şeyin doğru olabileceğini düşünüyor da olabilir. Kişilerin tutum geliştirirken kendi deneyimlerini bilgi ve tecrübelerini kullanarak değil de çoğu zaman tutumların başkalarının tutumlarından öğrenildiğini biliyoruz. Bu da demek oluyor ki aslında uyma davranışı bizim hayat normlarını da bir noktada belirleyen kapsayıcı bir içeriğe sahip.

•Uyma Davranışını Etkileyen Etmenler


Bu konu oldukça uzun olduğundan tüm faktörlerden bahsetmek yerine pandemi döneminde özellikle ‘evde kal’ çağrısına uyma davranışını etkileyen etmenlerden bahsedeceğim.

-Ortamsal Etmenler Olarak: 


Grubun büyüklüğü, söz birliği, mevki ve saygınlık, yüz yüze olma, benliğin kaybedilmesi, gruba bağlılık, gelecekteki etkileşime bağlılıktan söz edeceğiz. İçerisinde bulunduğumuz küresel salgın, pandemi için konuştuğumuzda salgının görüldüğü tüm ülkeleri bu gruba katmak mümkün fakat bu yazıda Türkiye’yi ele alalım. İçerisinde bulunduğumuz grup/ örneklem oldukça kalabalık. Yapılan sosyal psikoloji araştırmalarına baktığımızda grup büyüdükçe uyma davranışının da etkisinin arttığını görüyoruz. Pandemi sürecinde sokaklara, caddelere baktığımız zaman evde kalma davranışına uyulduğunu görüyoruz. Burada söz birliğinden de bahsetmek mümkün. Sosyal medya, televizyon, haber programları, sanatçılar, rektörler, doktorlar, siyasi kimlikler ve diğerlerinin söz birliği içinde olduğunu hep beraber gözlemledik.

Bu kişiler seçilirken aslında ortamsal etmenlerden birinin daha işin içinde olduğunu görüyoruz, bahsettiğimiz isimler mevki sahibi kişiler. Bu da uyma davranışını pozitif yönde etkileyen bir durum. Pandemi döneminde gruba bağlılığı ele aldığımız zaman aslında karşımıza birden fazla grup çıkıyor. Bireyler kendi aile üyelerine de, yakın çevresine de, iş arkadaşlarına ve daha büyük bir örneklem olarak T.C. vatandaşlarının neredeyse tümüne uyum davranışı içinde ve her bir gruba karşı bu bireylerin kişisel bir bağlılığı vardır. Bu da uyma davranışını tetiklemektedir.

-Kişisel Etmenler Olarak; Benlik Kavramı:


Pandemi sürecinde gözlemlenen önemli olgulardan biri de konu ölüm olduğunda bile bir kısım insan uyma davranışı göstermedi. Virüsün yayılmasını göze alıp dışarı çıkmaya devam etti. Ortamsal etmenler uyma davranışı için bu denli uygunken. Bir grup insan neden uyma davranışı göstermedi?
İşte tam olarak bu noktada kişisel etmenler devreye giriyor denebilir. Yapılan sosyal etki ve uyma deneylerinin hiçbirinde %100’lük bir uyma davranışı görülmemiştir. Bu noktada benliğin, birey olma gereksiniminin, kişisel kontrol arzusunun, yetkinliğin ve cinsiyetin etkisinden bahsetmek mümkün. Her bireyin sosyal kimliği olduğu kadar benliği de vardır. Bazı kişilerin benliklerinin bireyci yönleri ön planda olur. Benliğin bireysel yönlerinin ön planda olduğu kişiler kendi kişisel düşüncelerini ve ilkelerini daha fazla önemser ve kendilerini grubun dediğine uymak zorunda hissetmezler. Kişilerin arasındaki bu farklılık sadece kişilere ait bir özellikmiş gibi görünse de temelde kültürün kişilerin benliklerinde yarattığı bir etkidir.
 


•Pandemi Sürecinde Haberler ve Sosyal Medya Platformları


Bu süreç içerisinde televizyonun, bir kitle iletişim aracı olarak çok aktif olarak kullanıldığını gördük. Hayati bir mevzu olduğundan konuşmacıların, spikerlerin sözlerine kulak kesildik ve bir bölümümüz tamamen kabul ederken, kimileri felaket senaryoları yazdı. Kişisel düşüncem televizyon haberlerinin kitleler arasında farklı yorumlanmasının ana sebebinin sosyal medya olduğu yönünde.  Sosyal medyanın bu süreçte bir çeşit algı yönetimi yaptığını gözlemliyorum. Farklı görüşlere sahip kişiler, farklı içerikleri takip ediyorlar. Örneğin felaket senaryolarına inanmaya yatkın bireyler pandeminin bir çeşit silah olduğu yönündeki haberleri takip ederken, bir bölüm insan yalnızca resmi ve güvenilir kaynakları takip ediyor. Kimi bireyler haber konusunda aktif bir takipçi olmasalar bile pandemiye karşı önlem almakla ilgili başlıkları ve içerikleri takip ediyor. Tüm bu haber ve içerikler, yaptıklaarı algı yönetmiyle bir noktada tutum değişimine neden oluyor. Kuramsal bir bakış açısıyla irdelediğimizde tutuma etki edecek olan niyetin haberler ve içerikler ile doğrudan belirlendiğini gözlemliyoruz.

-Bir Fenomen Olarak ‘Üretim Yarışı’


Sosyal medyanın bu süreç içerisinde aktif bir rol oynadığından bahsetmiştik. Fakat sosyal medyadaki içerikler öyle hayatımıza girmiş durumda ki yalnızca haber alma işlevini sağlamakla kalmıyor gün içerisinde kişilerin neler yapacağına da bir noktada karar veriyor. Pandemide uygulanan kişisel karantina sürecinin başlarında sosyal medya, bir haber aracı olarak kullanılmanın ötesine geçip ‘akım takip etme platformu’na döndü. Kitap okuma akımları, evdeki nesnelerle oyun yaratma akımları, maske yapmalar, ekmek yapımı, pilates, spor, dizi ve film izleme gibi bireysel aktiviteler bu süreçte çok paylaşıldı ve benim kişisel gözlemim bir noktada işin ucunun kaçtığı ve bunun bir yarışa döndüğü yönünde. Bu noktada da bir uyma davranışından ve tutum değişiminden bahsetmek mümkün. Pandemi sürecindeki tutum değişimleri evde kalma davranışından, ekmek yapma davranışına kadar öncesinde kişilerin belki de hiç yapmayı düşünmedikleri bir çok davranışa yol açtı. Bunlar da şüphesiz tutum değişimleriyle meydana gelmektedir.

Ayrıca Göz At

Mindfulness

DÖVMENİN PSİKOLOJİSİ

PSİKOLOJİK MANİPÜLASYON ‘GASHLİGHTİNG’

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk

Alan Baddeley’in Çok Bileşenli Çalışma Belleği Modeli

BELLEK TÜRLERİ ve BELLEK TÜRLERİNİN BEYİNDEKİ YERLERİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir