PANDEMİDE TUTUM VE TUTUM DEĞİŞİMİ

PANDEMİDE TUTUM VE TUTUM DEĞİŞİMİ, pandemi

PANDEMİDE TUTUM VE TUTUM DEĞİŞİMİ

Pandemi. Tutumlar yıllardır sosyal psikolojinin önemli konularından biri olmuştur. Bunun nedeni ise tutumların sosyal algıyı ve davranışları belirliyor olmasıdır. Tutum konusunda yapılmış onlarca farklı tanım vardır. En yaygın ve açık olan tanım ile Tutum, bir bireye atfedilen ve onun psikolojik obje ile ilgili düşünce, duygu ve davranışlarını düzenli bir biçimde oluşturan eğilimdir. (Kağıtçıbaşı 2008)


Tutumu bu tanım üzerinden incelediğimizde karşımıza çıkan üç temel tutum öğesi vardır. Bunlar; düşünce, duygu ve davranıştır. Bu yazı Türkiye’de  Pandemi dönemindeki tutum değişimlerini incelediği için öncelikle bu tutum öğelerini iyi saptamak gerektiğini düşünüyorum. İçerisinde bulunduğumuz şu dönemde ‘evde kal’ cümlesi sanıyorum en çok maruz kaldığımız cümle olmuştur. Dahası her gün dışarıda olan milyonlarca insanın şu dönemde sokağa çıkma yasağı yahut herhangi bir yaptırım olmaksızın evinde kaldığını görüyoruz. Bu yüzden öncelikte bu yeni edinilen tutumlarının ögelerini saptayalım;

Düşünce Öğesi: Korona günlerinde dışarı çıkmak tehlikeli olabilir. Dışarı çıktığım için enfekte olabilirim yahut virüsü yayabilirim. Evimde kalacak imkanım da var. Öyleyse evde kalmak mantıklı görünüyor.

Duygu Öğesi: Hasta olmaktan, ölmekten korkuyorum. Sevdiğim insanlara bu virüsü enfekte edersem çok üzülürüm. Enfekte olmaktan korku ve endişe duyuyorum.

Davranış Öğesi: Yukarıda bahsettiğimiz düşüncelere ve hislere sahip olan kişi bunu davranışsal olarak da destekleyip evde kalmaya karar veriyor.

Bu senaryoda tutumun öğelerine baktık. Buradaki psikolojik objemiz sürekli maruz kalınan ‘evde kal’ çağrısıydı. Fakat genişletilmiş bir araştırmayla görüyoruz ki sadece tutum değil ortamsal etmenler de bir o kadar tutum değişiminde rol oynuyor. O nedenle içerisinde bulunduğumuz pandemi döneminde insanların evde kalma davranışını tetikleyen ortamsal etmenlere de göz atmakta fayda var.

Ortamsal Etmenler: LaPiere isimli bir sosyoloğun araştırmasında, LaPiere genç bir Çinli çift ile 66 otele ve 184 gitmiş ve gittikleri yerlere kabul edilmiş ve kendilerine servis yapılmıştır.. Fakat daha sonra Lapiere bu gidilen işletmelere mektup yazarak rezervasyon yaptırmak istediğinde çok yüksek bir randa red cevabı almış, yahut cevap almamıştır. Yalnızca %1 kadarı olumlu yanıt vermiştir. Demek ki insanlar yüz yüze iletişim kurduklarında, birinci dereceden temas halinde olduklarında hayır demekte zorlanıyorlar. Bu süreçte sadece televizyon yada sosyal medya evde kal mesajını vermiyor. İnsanlar sadece polisten çekinmiyorlar.

Çoğunlukla yan komşuları, aile üyeleri yani birinci dereceden tanıdığı insanlar da evde kalmak fikrine sıcak bakıyor bu sebeple insanlar yakın çevrelerine ‘hayır’ demekten de çekiniyor olabilirler. Bunun Uyma Davranışı ile de ilgili olduğunu hatırlatalım. Yazının ilerleyen bölümlerinde Uyma Davranışına da değineceğiz.

Bir diğer önemli husus ise tutumun ne işe yaradığını belirlemektir. Tutumun ne işe yaradığını irdelemek; tutumun ne şekilde değişeceğini anlamakta bize yardımcı olacaktır. Tutumlar bir nevi hayatın kısa yollarıdır ve kişi bir tutumu belli bir neden için geliştirir, yani tutum kişinin bir gereksinimini karşılar. Dolayısıyla bu gereksinim ortadan kalktığında tutuma da gereksinim kalmaz yahut yeni bir gereksinim söz konusu olursa tutumda bazı değişiklikler meydana gelebilir. (Kağıtçıbaşı 2017) PANDEMİDE TUTUM VE TUTUM DEĞİŞİMİ

Ayrıca Göz At

BEN KİMİM

Mindfulness

KUM OYUNU TERAPİSİ

Savunma Mekanizmaların Tanımı

DÖVMENİN PSİKOLOJİSİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir