Psikolojik İyi Oluş

psikolojik_iyi_olus

Psikolojik iyi oluş şu an iyi değilim, psikolojim bozuldu, depresyona girdim galiba… hepimiz zaman zaman bunlar gibi düşüncelere sahip düşünürleriz. Aslında yanlış da değil bu düşünceler. Bazen sınırlarımızı zorlayan, dayanamayacağımızı hissettiğimiz olaylar yaşıyor ve bunlarla başa çıkamayacağımızı hissediyor olabiliriz. Başa çıkılamayan bu yaşantılar bizi duygusal, fiziksel, mental açıdan etkiler. Negatif duygu, düşünce, davranışların doğurduğu yeni başa çıkılamayacak süreçlerle kısır döngülere girebiliriz. 

Psikoloji bilimi varlığın özünde sahip olunan bütünlük ilkesine genel kavram adı ile psikolojik iyi oluş der. Bireyin bütünlüğü Descartes zamanından bu yana ele alınan ve belki de en önemli yapı taşımız olan olgudur. Bütünlük ile kastedilen var olan ayrılmaz parçalarımızın uyum içinde çalışmasıdır. Bedenin ve zihnin farklı parçalar olmadığı, birbirlerini her açıdan etkilediğidir. Bütünlük ilkesinin içerisine duygu davranış, düşünce, beden bütünlüğü açısından fizyolojik sağlık gibi kendimizi ile ilintili olguları koyabiliriz. Bahsedilen tüm bu bileşenler ne kadar iyi ve işlevsel çalışırlarsa bireyin iyioluş hali de o denli yüksek olur. 

İyioluş özellikle bazı psikolojik sıkıntılarda da ana bileşendir. İyioluş hali yüksek olan birey olaylara, kendini kabullenici, empatik, felaketleştirmeden, tüm gerçekliği ile durumu değerlendirerek yaklaşır. Bu bireylerin farkındalığı yüksektir ve gelişime her daim açıktırlar. 

Nasıl mı sahip oluruz bu iyioluş haline? Aslında cevap kavramın ta kendisinde.. Öncesinde de belirttiğimiz gibi varlığımızın tüm parçalarını yine tüm gerçeklikleri ile kabul edip geliştirmek ve her açıdan sağlığımızı koruyucu faktörlere dikkat etmek ile iyioluş geliştirmek mümkün. Böylece sağlıksız davranışları önleyici faktörlerin de hayatımıza girmesi ve bedenimizi, ruhumuzu koruması çok daha olası hale gelir.

Telegram Grubumuz: https://t.me/etkinpsikoloji

İnstagram: https://www.instagram.com/etkin.psiko…

Pinteresthttps://tr.pinterest.com/etkinpsikolo…

Twitter : https://twitter.com/etkinpsikoloji

Elif ÖZTÜRK’ün Diğer Yazıları

  • Knut HAMSUN- Açlık
    Kitapta tek ideali, yazar olmak olan, kendi ismini belirtmeyen Andeas takma adlı baş kahramanımız bu ismi kendisi uydurur. Andreas kitaba da adını veren açlık durumu ile sürekli yüz yüze gelir. Kiralık bir odada yaşayan kahramanımız, parası bittiğinde parklarda, sokaklarda kalır fakat yazı yazmaktan asla vazgeçmez. Öyle ki aslında sokaklar da Andreas için zengin bir bilgi
  • Erich Fromm : 5 Kişilik Tipi
    Kişilik, yetenek ve özellikleriyle toplumsal yaşamda etkili olan insanı, kendine özgü ve benzersiz bir varlık olarak dile getiren kavramdır; kişiyi diğer varlıklardan ayırt edilebilir kılan, tutarlı, uyum sağlayıcı duygu-düşünce-davranışlardır. Kişilik bireyin doğuştan getirdiği birtakım genetik özelliklerinin çevre ile etkileşimi sonucu oluşur. Kişiliğin en önemli ve sonradan kazanılmış parçası ise karakterdir. Fromm’a göre insanın sosyalleşme süreci,
  • Duyguları Tanımak
    Duyguları tanımak, insan olmanın en merak uyandıran özelliklerinden biri duygulardır. Merak uyandırma sebebi de çoğu duyguyu hissedebiliyor oluşumuz fakat yeterince iyi tanımlayamamamızdır. Örneğin üzgün veya öfkeli hissederiz ama farkına tam olarak varamadığımız bu duyguları ifade etme şeklimiz sadece biraz kırgınım demek olur. İçimizde filizlenen bu duyguların doğru bilinmemesi onları ifade edişimizde bizi yanlış yola sürüklemeye
  • Başarıya Götüren Aile
    Başarıya götüren aile sınav dönemi için hazırlanan çocuklar ve ailelerin hemen hemen hepsinin hissettiği bir his: Sınav kaygısı. Çocuklar çalıştıklarından ve yapamadıklarından, aileler ise çocuklarının çalışmadıklarından ve yapamadıklarından mustarip. Peki hangi taraf doğruyu söylüyor olabilir? Cevap aslında çok net. Şöyle ki, iki önerme de doğru değil. Genellikle çocuk tarafından ele alınan sınav kaygısı konusu, aslında
  • Psikolojik İyi Oluş
    Psikolojik iyi oluş şu an iyi değilim, psikolojim bozuldu, depresyona girdim galiba… hepimiz zaman zaman bunlar gibi düşüncelere sahip düşünürleriz. Aslında yanlış da değil bu düşünceler. Bazen sınırlarımızı zorlayan, dayanamayacağımızı hissettiğimiz olaylar yaşıyor ve bunlarla başa çıkamayacağımızı hissediyor olabiliriz. Başa çıkılamayan bu yaşantılar bizi duygusal, fiziksel, mental açıdan etkiler. Negatif duygu, düşünce, davranışların doğurduğu yeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir