SOSYAL MEDYANIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

sosyal medya

SOSYAL MEDYANIN GÖRÜNMEYEN YÜZÜ

Yaşamımızın neredeyse olmazsa olmazı haline gelen sosyal medya günbegün yepyeni kullanıcılarını ağırlıyor. Teknolojinin de gelişmesiyle dünyada gerçekleşen her türlü olayı ve bilgiyi, kullanmakta olduğumuz akıllı telefonlarımız sayesinde çok rahat bir şekilde takip edip öğrenebiliyoruz. Elbette ki sosyal medya yalnızca gündemi takip etmek amaçlı kullanılmıyor. Sosyal medyanın bir diğer ve en yaygın kullanım amacı çevremizdeki insanlarla etkileşim halinde kalmak, tanınmış kişilerden haberdar olmak ve yepyeni insanlar keşfetmek haline gelmiştir.

Tüm kullanım amaçlarını göz önünde bulundurduğumuzda, sosyal medyanın günlük hayatımızda hem olumlu hem de olumsuz etkilere sahip olduğu kanısına varabiliriz.

Gazete almak veya haber sitesine giriş yapmak ile zaman harcamadan dünyada neler olup bittiğini ekranımıza gelen bir bildirim ile anında öğrenebiliriz. Dahası birçok farklı kategoride ilgimizi çeken içerikleri akış halinde tek bir sayfada görebiliriz. Bahsettiğimiz bu özellikler sosyal ağların bizlere zaman kazandıran faydalı özellikleridir.

Sosyal medyanın hayatımız üzerindeki olumsuz etkilerine bakacak olursak, bu durumu özellikle “etkileşim halinde kalmak amacı” ile bağdaştırabiliriz. Hayatımızdaki insanların gündelik yaşamlarında nelerle meşgul olduklarını, nerelere gittiklerini, kimlerle görüştüklerini ve hatta nelere sahip olduklarını doğrudan ana sayfamızda görebiliyoruz. Aslında bu durum bizi istemsiz bir şekilde kendi hayatımızı diğer insanların hayatlarıyla kıyaslamaya itiyor. Sahip olduğumuz şeylerle yetinmek yerine mutluluğumuzu keşke’lerle erteliyor ve anı yaşamayı reddediyoruz. Sosyal ağlarda geçirdiğimiz vakit arttıkça kendimize ayırdığımız vakit azalıyor ve bunun da etkisiyle kendimizi ihmal ediyoruz. Zaman zaman yapmış olduğumuz paylaşımlarla insanların beğenisini, yorumunu, düşüncelerini göz önünde bulundurarak farkında olmadan kendi değerimizi onların ölçütlerine bırakıyoruz. Kimi zaman bu durum beğeni veya olumlu yorumlarla bizlerin takdir edilme, onaylanma gibi ihtiyaçlarımızı karşılayıp beynimizde mutluluk hormonu salgılamış olsa bile durum aksini gösterdiğinde mutsuz bireyler haline gelmemiz söz konusu olabilir.

Kendimize olan öz saygımızı ve değerimizi korumak açısından şunu asla unutmamamız gerekir: Sosyal ağlarda paylaşılan her bir an gerçeği tam anlamıyla yansıtmayıp tıpkı buz dağının görünmeyen yüzü misali paylaşımlarının arka planında da insanlara ait acı, keder ve dertler saklı olabilir. Bu gerçeği göz önünde bulundurup sosyal medyayı daha tedbirli bir şekilde kullanmak kendimize ve etrafımızdaki insanlara olan bakış açımızı bir nebze de olsa değiştirecektir.

Ayrıca Göz At

https://etkinpsikoloji.com/kisisel-gelisim/ozguven/
https://etkinpsikoloji.com/psikoloji/hayati-kolaylastiracak-3-madde/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir