Üçgen Tekniği

Üçleme en basit tabirle, iki kişinin yaşadığı çatışmaya üçüncü bir kişiyi dahil etmesiyle oluşur. Zaman zaman hepimiz ilişkilerimizde bu üçgeni çizeriz. Arkadaşlarımızla ya da ailemizle olan çatışmalarda üçüncü bir kişinin konu hakkında düşüncesini duymak isteriz ve o kişiyi üçgenin bir köşesi haline getiririz. Aile sistemi terapisinde bu durum çokça karşımıza çıkar ve çoğu zaman üçüncü kişi ailede günah keçisi olarak adlandırılır. 

Aile sisteminde çatışma yaşayan ebeveynler bu çatışmanın tam ortasında kalan çocuklarından destek almak isterler. Anne çocuğu kendi cephesine çekmeye çalışırken baba da aynı şekilde kendi cephesi için çocuğundan destek ister. Durum bazen o kadar ağır bir hal alır ki ebeveynler sadece destek istemekle kalmaz, çocuğun diğer ebeveyne karşı düşmanca tavır almasını da ister ve bundan hoşnut olurlar. Bu iki cephe arasında kalan çocuk, iki taraftan gelen baskılar ve karşıt düşünceler sonucu yoğun baskı ve stres altında kalır. Çocuk, iki doğru arasında kaldıkça ve bir taraf seçmeye zorlandıkça çeşitli semptomlar göstermeye başlar. Böyle bir durumda gariptir ki çocuğun göstermiş olduğu semptomlar birden ebeveynlerin gündemi olmaya başlar. Dikkatleri kendi çatışmalarından ayrılır ve çocukları için tartışan ebeveynler ‘’ebeveyn’’ olarak kalır. Gizli evlilik sorunları çocuk üzerine kaydırılabilir ve çocukları için iş birliği yapmaya yanaşan çiftler ebeveyn olarak kalabilirler.  Bu durum üçlemenin en masum ve pozitif sonucu olabilir. Diğer sonuçlara bakacak olursak; çatışmalar sonucu partneriyle hiçbir bağı kalmayan ebeveyn, çocuğuna fazlaca bağlanır ve onun özerkleşmesini engeller. Burada aslında bağlılıktan ziyade bağımlılık devreye girer. Ebeveyn çocuğa bağımlı oldukça çocuğa özgürleşme alanı tanımaktan korkacak ve onu sürekli kendi fanusunda tutacaktır. Bu şekilde büyüyen bir çocuk en basit şekilde özgüvensiz olacak ve kendi hayatını kuramayacaktır. Aynı şekilde başka bir senaryoda, ebeveyn partnerinden alamadığı ya da partneriyle yaşayamadığı her şeyi çocuğundan beklemeye başlar: ‘’Kızım büyüyecek de beni tatile götürecek.’’ Çocuk bu cümlelerle büyürken bilinçaltında sürekli bir görev kaygısı yaşayacaktır. 

Üçleme, sonuçları ayrıntılı incelenmediğinde çok zararsız, herkesin günlük hayatında yaptığı masum davranışlar bütünü olarak görülüyor. Hepimiz öğrencilik hayatımızda sınavlara girmişizdir. İki şık arasında kalmanın ne kadar stresli bir durum olduğunu biliyoruz. İşte ilişkilerde de iki ‘’şık’’ arasında kalan kişi yoğun stres ve kaygılar üreterek zarar görebiliyor. Bu zararı en aza indirebilmek için yapabileceğimiz en iyi şey, bu üçgeni oluşturmamak ya da bozmak. 

Telegram Grubumuz: https://t.me/etkinpsikoloji

İnstagram: https://www.instagram.com/etkin.psiko…

Pinteresthttps://tr.pinterest.com/etkinpsikolo…

Twitter : https://twitter.com/etkinpsikoloji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir