VAZGEÇMEKTEN VAZGEÇ

vazgeçmek

VAZGEÇMEKTEN VAZGEÇ

Hayat, bizleri kimi zaman çeşitli zorluk ve imkansızlıklarla sınar. Sonucunda ise bazen değer verdiğimiz insanlardan, bazen emek verdiğimiz işlerimizden, bazen de tutkuyla sarıldığımız hayallerimizden vazgeçmek zorunda kalırız. Öyle bir an gelir ki her şey aniden anlamını yitirmeye başlar. Yola neden çıktığımızı ve neden devam etmek zorunda olduğumuzu unuturuz. Aylar öncesinde yoğun bir heyecanla başladığımız o işe eskisi kadar şevkle devam edemeyiz, devam etmek için bir sebep arayışına gireriz fakat ikna edici bir mücadele sebebi bulamayız. Bu öyle bir sınav ki karşımıza ne tür bir soru/sorun çıkacağını asla kestiremeyiz. Peki bu durumda ne yapmalıyız? Çözüm yaşanan acılardan kaçmak mı yoksa acılara katlanmak mıdır ?
Yaşam elbette ki zorluklardan meydana geliyor, güzel olan her şey tıpkı gecenin en koyulaştığı andan sonra güneşin doğması kadar yoğun bir mücadele ardından belirebiliyor. Yaşamı sürdürmek ancak çekilen acılarda anlam bulmakla mümkün olmaktadır. Anlam biz insanlar için temel bir ihtiyaçtır, anlama en ihtiyaç duyduğumuz an ise acı çektiğimiz anlardır. Çekilen acının bir anlamı olmadığını düşünen biri için acının üstesinden gelmek daha da zor bir hal alacaktır. Fakat insan acı çekmenin kaderi ve görevi olduğu gerçeğiyle yüzleştiği zaman ise bunu kabullenmek zorunda kalacaktır. Acı çekmenin anlamı kavrandığı zaman bu kaçınılmaz bir iş halini alacaktır. Bu durumda Victor Frankl’ın şu sözlerini hatıra getirmek iyi gelebilir: ‘Acı anlamla kavuştuğu zaman acı olmaktan çıkar.’

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir