Yasakların Cezbediciliği

yasaklarin-cezbediciligi

Yasak veya ceza gibi kavramlar hayatımızın belki de her alanında bize eşlik eden, başkaları üzerine otorite kullanmada ve özellikle davranış şekillendirmede başvurduğumuz öncü bir davranış. Bir şeyden mahrum bırakmanın yarattığı kontrol etme hissi tartışmasız keyifli ve özgüven kazandırıcı role bürünür çoğumuz için. Öte yandan mahrum bırakılan kişide oluşturduğu çaresizlik, engellenmişlik, öfke, özerkliğe saygısızlık gibi düşünce ve duygu tohumları aklımıza gelmez. Özellikle çocuklarda kullanılan yasak veya ceza gibi yöntemler, henüz büyümemiş veya anlayabilecek olgunluğa erişmemiş olarak düşündüğümüz çocuklarda genelde işe yaramaz ve çocuk, kendisinden istenilen davranışın tam tersini yapmaya yönelik motivasyonunu korur. İşte tam bu durum bize gösterir ki özellikle 2-3 yaşındaki anneden kopma, anneye bağlı olmama sürecinde olan çocuklar da bir bireydir ve kendi özerk varlıklarının farkındadır. Onlar da düşüncelerinin, yaptıklarının fark edilmesini görmek isterler. Karşılaştıkları her “Hayır” onlara davranış dağarcığından eksilmeler ile geri döner. Bu eksilmelerin fazlalığı sonucu ise çok çok kısıtlı davranış kalıplarının oluşmasına yol açar. Engellenmiş çocuklar yaşadıkları destek bulamama ile yeni şeyler öğrenme ve bunları sergilemeye olabildiğince kaparlar kendilerini. Sonuç şaşırılamayacak derecede nettir: özgüven eksikliği ile gelişen, büyüyen ve öğrendiği kalıplar doğrultusunda büyüten bireyler. İstenmeyen davranışta bulunan çocuk karşılaştığı yasak ile yoğun bir öfke duyar. Olgun duygu düzenleme mekanizmaları da gelişmemiş ise bu öfke genelde yasak koyan kişiye yöneltilir. Çocuk, otoriteye karşı çıkar ve otoritenin söylemlerini, kurallarını dinlemez. Yasağın yarattığı cezbedicilik ve hakimiyet kurma isteği ile halihazırda davranışını sürdürür çünkü bunun otoriteyi sinirlendirdiğini bilir. Zaten onun için böylesi sinirlendirmeler, istenen bir davranış ve amaçtır. Davranışı neden değiştirmesi gerektiğini bile anlamaz çünkü verilen cezada böyle bir açıklama mevcut olmamakla birlikte doğrudan emir vardır. Geleneksel olarak bilinen cezanın doğru kullanımı istenmeyen davranışın daha sonraki dönemlerde sürdürülmemesi açısından da kritiktir. 

yasaklarin-cezbediciligi-nedir

Değiştirilmek istenen davranışta kullanılan cezanın bilinçli ve doğru bir şekilde kullanılması gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli koşul şiddet içerikli cezanın faydadan çok zarar getirdiğidir. Çocuklar her davranışı gözlemleyen ve neredeyse hiç çaba harcamadan bunu kullanmak üzere kaydeden varlıklardır. Bir kediyi sevmeyi nasıl öğreniyorlarsa, ona saldırmayı da bu şekilde öğrenirler: çevrelerinde bu davranışları yapan kişileri gözlemleyerek. Yani şiddetle ceza vermek, çocuğa bu şiddet davranışını ileriki yıllarda yapması için örnek olmanın yanında, sadece siz varken davranış değişimine sebep olur siz yokken çocuk yine istenmeyen davranışı sergileyecektir. Peki o zaman ne yapılmalı, her davranışa evet mi?

DUYGUSAL ZEKANIZI GELİŞTİRMENİN 3 YOLU

İstenmeyen davranışın önlenmesi için en popüler yöntem istenen davranıştan mahrum bırakma veya çocuk tarafından arzu edilmeyen bir davranışı devreye sokmadır. Bu istenen davranıştan mahrum bırakma, katıksız otorite gücünü sergilemek dışında nedenleri açıklanarak yapılmalıdır. Örneğin, senden bu çok sevdiğin oyuncağı alıyorum çünkü kardeşine vurdun veya yaptığın kötü bir şey olduğu için senden bu oyuncağı aldım. Vurma davranışından vazgeçip özür dilersen bu oyuncağı tekrar alabilirsin, gibi. Diğer bir durum arzu edilmeyen davranışı devreye sokma ise örneğin, arkadaşlarına kötü davrandığın için (gerçek durumlarda kötünün de açıklamasının yapılması daha iyi olur) bu akşam kereviz (sevmediği yemek-arzu edilmeyen şey) yiyeceğiz, gibi.

 Yaptığı davranışın nedenini hemen davranış sonrası gelecek mahrum bırakma tipi veya arzulanmayan durumun verilmesi tipi ceza ile anlayan çocuk, eskisi kadar yoğun öfke veya engellenmişlik hissetmez ve yasakların cezbediciliğine kapılıp istenenin aksi yönde davranmayı sürdürmez. Çünkü otoriter davranışın mantıklı sebepler barındırdığını anlamaya başlar.

Telegram Grubumuz: https://t.me/etkinpsikoloji

İnstagram: https://www.instagram.com/etkin.psiko…

Pinterest https://tr.pinterest.com/etkinpsikolo…

Twitter : https://twitter.com/etkinpsikoloji

ELİF ÖZTÜRK’ün Diğer Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir